aşırı

adj. extreme, excessive, ultra, super, intense, exceeding, fulsome, acute, camp, crusted, deep, desperate, devilish, disproportionate, exaggerated, exorbitant, exquisite, extortionate, extravagant, fancy, ferocious, fond, heavy, like hell, hell of
--------
adv. extremely, excessively, over, beyond, terribly, every other day, beastly, confoundedly, cruelly, damned, dead, desperately, devilish, filthily, hard, precious, shocking
--------
n. hell
--------
pref. hyper
--------
prep. over
* * *
1. astronomic 2. astronomical 3. disproportionate 4. exorbitant 5. extreme 6. extremist 7. hyper 8. immoderate 9. in excess 10. inordinate 11. over 12. ultra

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • aşırı — sf. 1) Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın Ticaret az gelişmiş toplumlarda aşırı bir gelişme gösterir. O. Rifat 2) Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem 3) Gereğinden fazla, çok 4) zf. Ötede …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aşırı uç — is., cu Politika alanında sağ veya sol görüşlerin en ateşli ve yıkıcı kanadı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aşırı akım — is., fiz. Aşırı gerilim …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aşırı duyarlık — is., ğı, fiz. Organizmaya giren yabancı bir madde yüzünden canlı varlıklarda oluşan aşırı tepki, anafilaksi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aşırı gerilim — is., fiz. Beyan edilen değerden büyük olan akım, aşırı akım …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aşırı taşırı — zf. Çok aşırı, fazla miktarda …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aşırı yük — is., fiz. Elektrikli araçların olağan çalışma şartlarında karşılaştıkları aşırı akım durumu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aşırı bellem — is., ruh b. Belleme yetisinin olağanüstü bir durumda gelişmiş olması …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aşırı besi — is. Olağanüstü nicelikte yemek yeme veya yedirme …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aşırı doyma — is., fiz. Belli sıcaklıktaki bir sıvı içinde, eriyebildiği kadar eriyen bir maddenin, sıcaklığın düşmesine karşın bir sınıra kadar erimiş olarak kalması durumu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aşırı duyu — is., ruh b. Herhangi bir duyu organıyla ve özellikle dokunma duyusuyla sağlanan her tür uyarana karşı olağan dışı bir duyarlık gösterme durumu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.